En İyi Yabancı Diziler: IMDb Yüksek Puanlı +50 Dizi Önerileri | 2021 Güncel

En iyi yabancı diziler nelerdir? En çok izlenen yabancı diziler hangileridir? Hangi diziyi izlemeliyim ? gibi sorularınız varsa ve yabancı dizi önerileri arıyorsanız doğru sitedesiniz.

En iyi yabancı dizileri sizler için derledik. IMDb’de en yüksek puanlı 50 diziyi merak ediyorsanız eğer hazırladığımız listeyi inceleyebilirsiniz.

NOT: Konsept dışı ve yeteri kadar oy almayan bazı yapımlar listeye dahil edilememiştir.

En İyi Yabancı Diziler Listesi

1- Breaking Bad (9,5)

Walter White, 50 yaşında bir kimya öğretmenidir. Bir gün oldukça kötü seyreden bir akciğer kanserine yakalandığını ve yakında öleceğini öğrenir. Bu kötü haber karşısında, kısa sürede para kazanabileceği bir iş bulmak ister çünkü ailesine büyük miktarlarda para bırakmak ve onların iyi olacağından emin olmak ister. Ve çevresinden gördüğü kadarıyla uyuşturucu ticareti kısa sürede çok fazla miktarda para kazandırmaktadır. Eski öğrencisi Jesse’yi bulup ona ortaklık teklif eder, böylece gelecekte adı fazlasıyla duyulacak olan uyuşturucu imparatorluğunun temelleri atılmış olur.

Oyunculuklarıyla ve senaryosuyla gerçekten birinci olmayı hakeden bir yapım. Oyuncuların karakter gelişimleri, ruh değişimleri ustaca aktarılmış. Dizide yan karakterler bile o kadar iyi kurgulanmış ki, hepsi çok keskin özelliklere sahip, öylesine oyuncu kadrosunu doldurmak için koyulmuş bir oyuncu yok. İlk bir kaç sezonu dram ağırlıklı ilerlese de eğer oralarda sıkılmadan devam edebilirseniz 4. ve 5. sezonda Breaking Bad’in neden bu kadar efsane olduğunu anlayacaksınız.

2- Band of Brothers (9,4)

Band of Brothers dizisinin ana odağında ise tarihte bir çok yapıma konu olmuş Normandiya çıkarmasına katılmış Easy bölüğü var. Bölüğün eğitiminden 2. Dünya savaşının sonuna kadar yaşadıklarını anlatan bu dizide, askerlerin yaşadıkları olayların onların üzerindeki psikolojik etkilerini tüm çıplaklığıyla görebiliyoruz. Ayrıca diğer dizi ve filmlerden tanıdığımız bir çok oyuncuyu da görebileceğimiz bu yapımı, eğer savaş temalı diziler hoşunuza gidiyorsa kesinlikle listenize eklemelisiniz.

3- Chernobyl (9,4)

Chernobyl, 1986da Sovyetler Birliğine bağlı Chernobyl şehrinde yaşanan bir nükleer patlamayı ve ardında bıraktığı yıkıcı etkileri konu alan bir mini dizi. Özellikle dizi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişilere oldukça benzemesi beni en çok etkileyen noktalardan birisi. Tarihi açıdan ne kadar doğrudur bilemeyiz ancak o dönemi ve bu felaketin etkilerini gayet başarılı bir şekilde ve izleyiciyi sıkmadan aktarıp finalini yapan bir yapım olduğu için merak edenlerin izlemesi gereken diziler arasında yerini alıyor.

4- Game of Thrones (9,3)

İşte karşımızda televizyon tarihinin en çok izlenmiş yapımlarından birisi : Game of Thrones. Konusunu George R. R. Martin’in Buz ve Ateşin Şarkısı romanından alan bu dizi, her ne kadar bir çok eleştiriye maruz kalsa da sahip olduğu sayısız ödül ve büyük bir hayran kitlesiyle kendini kanıtlamış durumda. Yedi Krallık olarak da bilinen Westeros’ta yıllar boyu süren taht kavgaları yaşanmaktadır. Her bir Hane, krallığı ele geçirmek için her türlü entrikaya başvurur. Bu da sonu gelmeyen savaşlara sebep olur.

Tabii her bir saniyesi aksiyon dolu bir dizi istiyorsanız daha iyi seçenekler bulabilirsiniz. Çünkü bazı sezonlar daha az hareketli geçtiği için size sıkıcı gelebilir. Ama eğer orta çağ konulu başarılı bir dizi izlemek istiyorsanız bu diziyi kaçırmamalısınız.

5- The Wire (9,3)

The Wire her sezonda farklı konulara yer veren, işlediği her konuyu cesurca bize aktarması ve gerçekçi oyunculuklarıyla çoğu seyircinin takdirini kazanmış bir yapım. Dizideki her sezonda Amerika’daki Baltimore şehrinin farklı bir sorununu tüm çıplaklığıyla gördüğümüz yapımın senaryo ekibinde emekli polislerin bulunması diziye ayrı bir gerçeklik katmış.

İlk sezonda uyuşturucu kullanımı ve bunun gençlere etkisi, 2. sezonda işçi sendikalarını konu alıyor. 3. sezonda ise uyuşturucu sorununa atıfta bulunularak bu konunun birazcık daha siyasi yüzü ve bu duruma karşı yapılan siyasi hamleler işleniyor. 4. sezonda eğitim sisteminin kusurları ve son sezonda da medya konusu ele alınmış.

Yani bol bol mafya – polis – siyaset ilişkilerini görebileceğimiz bir dizi. Bir çok otorite tarafından “En İyi Dizi” seçilmiş bu yapımın, kendi tarzındaki en başarılı dizilerden birisi olduğu kesin. Ayrıca bazı bölümleri belgesel niteliğinde sayılabilir. Eğer bu tarz gerçek dünyanın bütün kirli işlerini önümüze döken yapımlar dikkatinizi çekiyorsa, kesinlikle şans vermeniz gereken bir yapım.

6- The Sopranos (9,2)

6 sezonluk yayın hayatıyla çoğu kişiyi kendine hayran bırakan bu HBO dizisi, bir çok ödül kazanmış ve bir çok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi dizi olarak görülmektedir. Dizinin finali bile yıllarca tartışma konusu olmuş. Bir çok ödül kazanan The Sopranos, listemizde olmayı hakeden kaliteli yapımlardan birisi.

The Sopranos, New Jersey’deki Amerikan – İtalyan mafya ailesinin yaşamını anlatıyor. Dizinin ana teması meslek, suç, şiddet, ahlak, adalet, aile, dostluk kavramları arasında denge kurmayı sağlamak. Sopranos ailesinin hayatını anlatan bu yapım, mafya – suç kategorisindeki en sağlam yapımlardan birisi.

7- Rick and Morty (9,2)

Sıradışı Bilim İnsanı Rick, sıradan torunu Morty ile her bölümde portal tabancalarıyla farklı maceralara atılıyorlar. Bu maceralar senaristin yaratıcılığından oldukça payını almış olsa gerek. 20 dakikalık bölümlerin her saniyesi çok güzel işlenmiş. Belki düşünseniz aklınıza bile gelmeyecek olan boyutları konu edinen bu dizi macerası ve dede torunumuzun mizahi ilişkisi ile birleşince baş taçlarınızdan biri olacak.

8- Avatar: The Last Airbender (9,2)

“Su! Toprak! Ateş! Hava! Geçmişte 4 ulus barış ve uyum içinde yaşardı. Sonra Ateş Ulusunun saldırmasıyla herşey değişti. Yalnızca 4 elementin ustası olan Avatar onları durdurabilirdi.” Sadece bu giriş bile, serinin içeriğini bize güzelce anlatıyor aslında. Bir yandan 4 elementi kontrol etmeyi öğrenmek zorunda olan, bir yandan ise Ateş Kralını durdurmak zorunda olan genç Avatar Aang’in maceraları, sizleri ekrana bağlayacak. Daha küçük yaşta olduğundan, içindeki çocukla hala oyun isteyen; ama tüm dünyaya karşı en üst derecede sorumluluğu olan biri Aang. Bu da bizlere seri boyunca bir yandan eğlence sunarken, bir yandan karakter gelişimleriyle şaşırtıyor, zaman zaman duygulandırıyor. Serideki her ulusun kendi kültürleri, bizlere çok güzel yansıtılmış. Ve her karakterde, kendimizden bir şeyler bulabiliyoruz.
9,2 IMDB puanı ve %100 Rotten Tomatoes puanı bile zaten bizlere her şeyi söylüyor.

Kısacası, hem eğlenceli, hem aksiyonlu, hem de sıcak havası ve müzikleri ile, kesinlikle izlemeniz gereken bir seri.

9- Sherlock (9,1)

Sherlock dizisi adından da anlaşılabileceği üzere dünyanın en ünlü dedektifi olan Sherlock Holmes’ü işliyor. Bu dedektif hakkında çokça yapım mevcut ancak BBC’nin Sherlock dizisini hepsinden ayıran kocaman bir fark var. Bu Sherlock 21. yy Londra’sında yaşıyor ve dolayısıyla teknoloji ve sosyal medya çok ön planda. Her sezonu sadece 3 bölüm olan bu dizinin bölümleri adeta bir sinema filmi kıvamında ve ustaca yazılmış bir senaryoya sahip. Sherlock, polisiye severlerin asla kaçırmaması gereken muhteşem bir yapım.

10- Şahsiyet (9,1)

Halık Bilginer’in başarılı oyunculuğu ve yaratıcı konusuyla Şahsiyet, listemizdeki tek Türk yapımı ve bunu hak ettiğine inanıyoruz. Hatırlarsanız Haluk Bilginer Şahsiyet’teki performansıyla 47. Emmy Ödül Töreni’nde bir ilke imza atarak Emmy ödülü kazanan ilk Türk oyuncu olmuştu.

Haluk Bilginer, emekli bir adliye memuru olan Agah Beyoğlu karakterini canlandırmaktadır. Agah Bey yıllar önce eşini kaybetmiş, kızı ise yurt dışında yaşıyor. İstanbul’da Beyoğlu semtinde yalnız başına mütevazı bir yaşam sürmekte. Buraya kadar her şey normalken bir gün Alzheimer tanısı alır. En başta bu haber karşısında yıkılsa da sonradan bu hastalığın bir avantaja dönüşebileceğini fark eder. Alzheimer hastalığı yüzünden yavaş yavaş geçmişini unutmaya başlayan Agah Bey, hayatı boyunca korkup da yapamadığı şeyleri yapabileceğini düşünür, ne de olsa kısa zamanda unutacaktır. Yıllardır öldürmek istediği birini artık öldürmeye karar verir çünkü vicdan azabı çekmeyeceğine emindir. Ve olaylar birbiri ardına gerçekleşir.

11- True Detective (9,0)

True Detective, eşsiz oyunculukları ve kurgusuyla bir çok övgü almış bir dram ve polisiye dizisi. 3 sezon yayınlanmış ve her sezonu farklı bir oyuncu kadrosuna sahip

İlk sezonda başroller Matthew McConaughey ve Woody Harrelson. İki başarılı dedektif olan Martin ve Rust, gizemi çözülemeyen bir cinayetin peşinden koşmuşlar yıllarca. 17 yıl boyunca bu cinayeti o kadar o kadar kafaya takmışlar ki hayatları oldukça fazla etkilenmiş. Yıllar sonra bu cinayet dosyası tekrardan açılınca bu sefer kendilerini sorgu masasında buluyorlar. Ve tüm hikayeyi baştan anlatmaya başlarlar.

12- Firefly (9,0)

Firefly, 2517 yılında geçen Bilim Kurgu ve Western türlerinin iç içe geçtiği farklı bir yapımdır. Dizi 14 bölüm devam ettikten sonra apar topar yayından kaldırılmıştır. Çeşitli teoriler olsa da çoğu kişi dizinin Amerikan karşıtı göndermesi yüzünden olduğunu düşünmekte. Sadece 14 bölüm bile çoğu kişiyi kendisine hayran bırakmaya yetmiş.

Dizinin konusu ise şöyle, dünyada kaynaklar tükendiği için insanlar başka gezegenlere yerleşir. Ve yeni düzen kurulurken sadece 2 süper güç ayakta kalmış ve bunların kendi iç savaşı sonucunda Alliance adından birleşik federal bir hükümet kurulmuş. Dizinin senaristi Joss Whedon, “Hiçbir şey değişmeyecek teknolojinin gelişmesinden başka, hala aynı etik, politik problemlerle uğraşacağız.” düşüncesini diziye ilmek ilmek işlemiş.

Firefly, Serenity ismindeki bir uzay gemisinde yaşananları bize aktarıyor. 9 kişilik mürettebatın bulunduğu bu gemide bulunanların bazıları iç savaşın kaybedenleri, bazıları ise insanlardan uzakta yaşamak zorunda kalanlar. Bu 9 kişilik grubun uzak yıldızlardaki maceralarını anlatan yapım, bir çok ödüle layık görülmüş.

13- Batman: The Animated Series (9,0)

Batman efsanesi… Bu serimiz eski bir yapım bile olsa, 3 Emmy Ödülü almış ve çoğunluğun beğenisini kazanabilmiş bir seridir. Kara şövalyemiz Batman, yine yeniden maceradan maceraya koşuyor. Eğer kahramanları ve animasyon türünü seven birisi iseniz, eski çizimlerle bile olsa, efsane Batman maceralarının anlatıldığı bu seriye de bir şans vermelisiniz.

14- Friends (8,9)

1994 – 2004 yılları arasında 10 sezon boyunca yayınlanmış Friends, şüphesiz son zamanların en başarılı sitcomlarından. Üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen hala diziye yeni başlayan bir çok insan olması da bunun en büyük kanıtlarından sadece bir tanesi. Özellikle How I Met Your Mother tarzı sitcomları seviyorsanız izlemeniz gereken yapımlardan birisi.

New York’ta yaşayan 20’li yaşlardaki 6 arkadaşın günlük yaşamları bize komik bir şekilde aktarılıyor. Çoğu dizide en komik diye nitelendirebileceğimiz 1 – 2 karakter varken bu olay Friends’te 6 karakterin hepsine paylaştırılmış. 6 karakter de çok ayırt edici özelliklere sahip ve hepsinin komik yönleri birbirinden oldukça farklı. Rachel, Monica, Chandler, Ross, Phoebe ve Joey’in kimi zaman dostluk, kimi zaman aşk dolu hikayesini izlerken bir yandan bol bol kahkaha atmak istiyorsanız Friends size göre.

15- The Office (8,9)

En başarılı sitcomlar arasında gösterilen The Office, kendine has espri anlayışıyla oldukça özgün bir sitcom. Genelde ilk başlayanlar biraz ısınma problemi yaşasa da, biraz sabırla devam edenleri hayatı boyunca benzerini bulamadıkları oldukça üst düzey bir sitcom. Eğer uzun soluklu bir sitcom arıyorsanız, asla kaçırmamanız gereken yapımların başında geliyor.

16- Fargo (8,9)

1987 yılında gerçekten yaşanmış bir hikayeyi konu alan Fargo; Komedi, Polisiye ve Gerilimin birleştiği oldukça başarılı bir dizi. Minnesota’da geçen dizide ilk sezonda bir katil ve onla tanışan masum bir insanın geçirdiği değişim, ikinci sezondaysa şehirdeki mafya hesaplaşmaları anlatılmakta. Esrarengiz cinayetlerin gerçekleştiği şehirde, polisler var gücüyle bu cinayetlerin gizemini çözmeye çalışıyor. Fargo’nun oldukça başarılı kurgulanmış aksiyon sahneleriyle hoşunuza gideceğini düşünüyoruz.

17- Black Mirror (8,8)

Bu ayna bizlere, gelecekti bizleri gösteriyor. Ama bu bir kara ayna…
Bu seri aslında bütün bir dizi değil. Çünkü her bölüm farklı oyuncu kadrosu, farklı mekan ve konusu ile ayrı birer film gibi. Bizlere, özellikle teknoloji ile düştüğümüz ya da düşeceğimiz sıkıntılı durumları anlatırken, bizleri düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. Genelde biraz iç karartıcı olsa da, bilimkurgu türünü seven biriyseniz, bölüm konularına bakıp beğendiğinizi izlemeye başlayabilirsiniz.

18- Seinfeld (8,8)

Her şeyden önce bu tanıtım yazısına şu sözlerle başlamak istiyorum. Mizah dediğimiz şey dönemlere göre çok değişkendir. Yani insanların genelinin 90’lı yıllarda güldüğü şeylerle günümüz mizahı çok fazla değişim göstermiş mesela. Komedi dizilerini izlerken bunu göz önünde bulundurmalıyız. Seinfeld, 90’lı yılların en başarılı dizilerinden birisi hiç şüphesiz. Yayınlandığı yıllarda çok fazla kişiye hitap etse de yıllar geçtikçe hitap ettiği kitle azalıyor doğal olarak. İzlemeye başlarken bunu göz önünde bulundurmanızı öneririm. Kaliteli komedi yapımlarından birisidir kesinlikle.

19- Stranger Things (8,8)

Stranger things, küçük arkadaşların birbiriyle haberleşmek için telsiz kullandıkları güzel zamanları konu alıyor. Dostluklarıyla içimizi ısıtan bu çocuklardan birisi esrarengiz bir şekilde ortalıktan kayboluyor ve sıradan hayatları da burada esrarengizleşiyor. Kasabada her yaştan insanlar birlik olup bu olayları çözmeye çalışırlarken belaların ardı arkası kesilmiyor. Sen de maceraya katılmak istersen telsizini kap gel, bu kasabaya neler oluyor?

20- Narcos (8,8)

Kolombiya’nın dünyaca ünlü uyuşturucu imparatorluğunun patronu Pablo Escobar’ı hepiniz duymuşsunuzdur. Pablo Escobar’ın hayatını konu alan Narcos dizisi gerçekten yaptığı işin hakkını veren bir yapım. Oyunculukları, kostümleri ve olayları gerçekçi bir şekilde işlemesi sayesinde bize oldukça kaliteli bir dizi izlediğimizi hissettiriyor. Her repliği ayrı güzel olan bu dizi, suç dizilerini seviyorsanız tam size göre.

21- Peaky Blinders (8,8)

Dizi Birinci Dünya Savaşı zamanlarındaki İngiltere’de geçiyor. Başrol Thomas Shelby ve ailesi yasadışı bahis işiyle uğraşan bir çete. Peaky Blinders adı verilen bu çete dizinin en başında güçsüz ve daha yerel bir toplulukken, Thomas Shelby’nin hiçkimseden korkmayan asi yapısıyla gün geçtikçe daha da adı duyulur bir hale geliyor. Kadrosu oldukça yetenekli oyuncularla dolu olan Peaky Blinders, dönemi her ayrıntısıyla oldukça başarılı bir biçimde bize yansıtmayı başarmış. Dram tarzındaki diziler hoşunuza gidiyorsa ve dizinin yavaş işlemesi sizin için problem değilse bu diziyi kaçırmayın derim.

22- Dark (8,8)

Dark, Netflix’in son yıllarda çıkarmış olduğu gerilim, bilim-kurgu ve gizem dizisi… İzleyen çoğu insana beyin fırtınası bir diğer anlamda kendini aptal hissetme durumuna düşüren ve izlerken asla kopmamanız gereken bir eser…

Başrol oyuncumuz Jonas üzerine kurulduğunu sandığımız ve bir döngü içinde gerçekleşen olaylar serisi… Martha, Ulrich, Hannah, Egon, Noah ve diğer karakterleri ile yeri geldiğinde entrika yeri geldiğinde romantizm duygusunu size yaşatıyorlar.

Dark’a yeni başlayanlar için bir solukta bitireceklerini iddia etmem çok da haksız olmaz. Özellikle diziyi hiç izlememiş bir arkadaş kitlesine sahipseniz sizler için mükemmel bir fırsat. Birlikte başlayıp her bölüm sonunda oluşturacağınız bir karmaşa ile kafanızı daha da karıştırmanız mümkün.

23- It’s Always Sunny in Philadelphia (8,8)

It’s Always Sunny in Philedelphia, size bildiğiniz tüm sitcom klişelerini unutturacak bir yapım. Bazı kişilere göre mükemmel bir anti sitcom olan bu dizi bir grup arkadaşın pek müşterisi olmayan bir barı işletmeleri ve bunun yanı sıra çevrelerindeki herkeste toksik bir etki bırakmalarını konu alıyor. Eğer klişelerden, göze sokulan karakter gelişimlerinden ve ana karakterlerin romantik komedilerinden sıkılıp farklı tür bir sitcom arıyorsanız bu dizi tam size göre.

24- Freaks and Geeks (8,8)

Sadece 18 bölümlük tek sezonla yayınlanmış bir lise – gençlik dizisi. İsmi de Freaks adı verilen sürekli dersi asan bir arkadaş grubuyla Geeks adındaki inek arkadaş grubundan geliyor. Dizi oldukça başarılı şarkılara sahip. Hatta Freaks adlı arkadaş grubunun kurduğu bir Rock grubu bile var. Diğer lise dizileri gibi göz önünde olan değil kenarda kalmış öğrencileri konu ediniyor. Ayrıca bu dizide James Franco ve Jason Segel dahil bir çok ünlünün gençliğini görebilirsiniz.

25- Twin Peaks (8,8)

Twin Peaks, 51 bin kişilik bir nüfusa sahip dışarıdan oldukça sakin gözüken bir kasabadır. Derken bir gün bir kız cesedinin bulunmasıyla işler değişir. Ölen kişinin ismi Laura Palmer’dir ve katilin kim olduğu bulunamaz. Böyle olunca kasabaya bir FBI ajanı yollanır. Olayı hemen çözeceği umuduyla kasabaya gelen Dale Cooper, kasabaya geldikten sonra bu kasabanın asla dışarıdan gözüktüğü kadar masum olmadığını fark eder.

26- The West Wing (8,8)

Thr West Wing, ülkemiz dahil bir çok ülkede yayınlanmış ve bir çok ödül kazanmış, eleştirmenlerden bolca olumlu yorum almış bir dizi. Beyaz Saray’daki kurgusal karakterler üzerinden işlenen hikayesinde, aslında Beyaz Saray’ın perde arkasında gerçekleşen olayları bize anlattığını iddaa ediyor.

27- House of Cards (8,7)

Washington DC’de geçen ve bizi Amerikan siyasetine doğru sıradışı bir yolculuğa sürükleyen House of Cards’ın başrolünde Frank Underwood rolüyle Kevin Spacey oynamaktadır. Bir kongre üyesi olan Frank’e ABD Dışişleri Bakanı olma sözü verilir. Fakat gelişen olaylarla bu söz yerine getirilmez. Bunun üzerine Frank, hedefini büyük tutup en yüksek makamı hedefler: Başkanlık. Bu uzun ve zorlu süreçte kıvrak zekasıyla sizi her an diziye daha da bağlayacağına emin olabilirsiniz. Senaryosunda her an ters köşe olabileceğimiz bu dizi, siyaset konuları hoşunuza gidiyorsa asla kaçırmamanız gerekenlerden birisi.

28- Better Call Saul (8,7)

Breaking Bad yapımcılarının uzun uğraşları sonucu çıkarabildikleri Better Call Saul, tam olarak Breaking Bad hayranları için biçilmiş bir kaftan. Breaking Bad’in spin-off’u olan bu yapım, bize tüm olayların öncesini anlatıyor. Ve Breaking Bad’den tanıdığımız yan karakterlerin neredeyse tümü var. Başrolde Breaking Bad’den hatırlayacağınız Saul Goodman var. Ama bu sefer bizim bilidğimiz kadar çakal değil, biraz daha masum hali diyebiliriz. Ona ek olarak Gus, Mike ve daha niceleri bu dizide. Breaking Bad’de izlemeye doyamadığımız karakterlerin Breaking Bad’deki hallerine nasıl geldiklerini inceleyebildiğimiz bu dizide karakter gelişimi üst düzeyde. Dram türündeki Better Call Saul, bir çok ödüle de aday gösterilmiş.

29- Oz (8,7)

Kısaca Oz olarak bilinen Oswald State Correctional Facility, bir çok azılı suçluyu bünyesinde barındıran bir hapishanedir. Hapishanenin müdürü Tim McManus, bir suçlunun işlediği suçlardan kendisinin değil çevresinin sorumlu olduğuna inanmaktadır. Buna bağlı olarak da suçluları ıslah ederek onları daha iyi birer insan haline getirmeye çalışmaktadır.

Hapishane müdürü ne kadar uğraşırsa uğraşsın, içerideki suçlular rahat durmaz tabii ki. Ve hepinizin tahmin ettiği gibi içeride yaşam kolay değildir. Çünkü herkesin bir çok ihtiyacı var ve bunları karşılamanın tek bir yolu var : Diğer bireyler üzerinde güç kazanmak için savaşmak…

30- Arrested Development (8,7)

Arrested Development, tür olarak bir sitcom olsa da kahkaha efektini kullanmıyor ve bir anlatıcı eşliğinde ilerliyor. Onu farklı yapan şeyler sadece bununla da sınırlı değil. Zenginlikle beraber gelen yolsuzluğun ve vurdumduymazlığın pençesinde olan bir ailenin bir anda tüm servetini kaybetmesi sonucu yaşadığı olayları komediyle harmanlayan dizide bir de aklı başında karakterimiz var tabii ki. Sizin de Bluth ailesinin yeni hayatlarındaki serüvenini izlerken çok eğleneceğinize eminiz.

31- The Mandalorian (8,7)

Star Wars evreninde yepyeni özgün bir macera başlıyor. Sade ilerleyişi sayesinde Star Wars üzerinde tez yazmış olmadan harika atmosferi ve güzel aksiyon sahneleriyle Mando’ya eşlik ediyorsunuz.

32- Rome (8,7)

Rome dizisi, Roma İmparatoru Jul Sezar’ın hayatını ve onun çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Her tarihseverin izlemesi gereken başyapıtlardan birisi olan Rome, mekan ve kostümden tutun da olayların işleniş biçimine kadar her şeyiyle büyük takdir toplamıştır. Dizinin bütçesi o kadar fazlaymış ki bu yüzden 2. sezondan sonra bitirmek zorunda kalmışlar.

Dizi başladığında tarih MÖ 49. Jul Sezar 8 yıldır devam eden savaşın sonucunda Galya’yı fethedip başkent Roma’ya doğru yola koyulmuştur. Yanında bir çok savaş ganimeti, sadık askerle birlikte dönerken bir de aklında oldukça radikal değişim fikirleri vardır. Ama asıl dikkate alması gereken şey, ona her türlü zorluğu çıkaracak aristokratlardır…

33- Fleabag (8,7)

Başrolümüz 30’lu yaşlarda ve kendi başına ayaklarının üstünde duran bir kadın. Kod adı Fleabag olan başrolümüz, arada bir kameraya dönerek bize sesleniyor. Bu size ilk başta garip gelebilir ama bence diziye çok hoş bir ayrıntı katıyor. Dizide bir kadının hayatında yaşadığı zorluklar bazen eleştirel bir bakış açısıyla bazen de eğlenceli bir şekilde işleniyor. Dramı oldukça başarılı izleyen bu dizi sizi kimi zaman üzecek, kimi zaman güldürücek…

34- Curb Your Enthusiasm  (8,7)

90’ların en başarılı komedi yapımlarından birisi olan Seinfeld’in yapımcılarından birisi Larry David, bu seferki yapımında kendi başına gelen olayları işlemeye karar vermiş, hatta başrolde de kendisi oynuyor. Larry David, orta yaşlarının sonunda ve hayatta istediği her şeyi elinde bulunduran bir kişidir. 30 dakikalık bölümler halinde yayınlanan dizide Larry David’in başına gelen trajikomik olaylar anlatılıyor.

35- The Marvelous Mrs. Maisel (8,7)

Dizi, 1960’lı yıllarda New York City’de New York City’de geçmektedir. Stand-up komediye olan yeteneğini keşfeden bir ev hanımının sıra dışı hayatını anlatmaktadır. Dizide o kadar fazla müzik var ki bazı yerleri müzikal havasında geçen bir dizi. Güçlü kadın karakterlerini seviyorsanız eğer, izlemekten asla pişman olmayacağınız oldukça başarılı bir dönem dizisi.

36- BoJack Horseman (8,7)

Bu animasyon dizi, eğer bu tür yapımlara önyargınız varsa bile asla küçümsememeniz gereken bir yapım. “Dramedy”nin yaygın bir kullanımı var belki duymuşsunuzdur. İşte BoJack Horseman da çok güzel bir Dramedy örneği. Hem zekice hazırlanmış esprileriyle bizi güldürüyor, hem de öyle hassas ve ciddi konulara değiniyor ki bizi gerçekten etkilemeyi başarıyor.

Başrolümüz BoJack, 90’lı yıllarda oldukça popüler olan bir sitcom yıldızı. Fakat ondan sonraki yılları onun için pek de iyi gitmemiş. Yıllarını hiçbir iş yapmadan sadece boş bir şekilde geçirmiş. Böyle olunca da parası bitmiş bir yerde tabii ki. Sonra bir yayıneviyle otobiyografi kitabı yazmak için anlaşmış. Ama tabii ki de çok uyuşuk olduğu için onu yazmayı bile becerememiş. Belirli bir süre sonra da yayınevi BoJack’in bu kitabı yazmayı bitirmeyeceğini fark edince BoJack’in peşine bir hayalet yazar takar. Bu hayalet yazar, kitabı tamamlamak için BoJack’le beraber yaşamalıdır.

37- The Boys (8,7)

The Boys, bu zamana kadar alışık olduğumuz süper kahraman yapımlarından oldukça farklı bir imaja sahip.Artık her yer süper kahramanlarla dolmuş durumda, sokakta yürürken bir tanesine denk gelmeniz oldukça muhtemel. Ama çok büyük bir sıkıntı var, o da şöhret yüzünden yozlaştıkları için dünyaya faydadan çok zararları dokunuyor. İşte bu kötü süper kahramanları kontrol altında tutmak ve gerekirse ortadan kaldırmak için The Boys isminde bir ekip kurulur. Dizi de düzeni sağlamakla görevli bu ekibin zorlu maceralarını konu alıyor.

38- Cobra Kai (8,7)

Bu dizi, tam olarak Karate Kid severlere hitap eden bir yapım. Cobra Kai, 1984 yılında gerçekleşen All Valley Karate Turnuvasından 30 yıl sonrasını anlatıyor. Johnny Lawrance ve Daniel LaRusso artık oldukça yaşlanmışlardır. Johnny Lawrance, eski günlerin özlemiyle Cobra Kai’i tekrar açar ve burada dövüş dersleri vermeye başlar.

39- Six Feet Under (8,7)

Fisher ailesi, geçimini cenaze evi işleterek geçiren bir ailedir. Ailenin babası David Fisher bir gün vefat eder. Ardından bütün aile üyeleri aslında birbirlerini hiç tanımadıklarını fark ederler. Hem birbirlerini tanımaya başlarlar hem de aradaki zayıf bağlarını düzeltmeye çalışırlar.

Dizide farklı yaşlardan bir çok bireyin gözünden ölümü gerçekçi bir biçimde izliyoruz. Six Feet Under herkese hitap etmese de hayranlarının yerini asla dolduramadığı bir dizi kesinlikle.

40- South Park (8,7)

Stan, Kyle, Eric ve Kenny. Onlar South Park adlı küçük bir kasabada yaşayan 4 arkadaş. Bu 4 arkadaşın seri boyunca yaşadıkları komik ve absürt maceralar ise izleyenleri kahkaya boğuyor. Basit 2 boyutlu çizimlere sahip bir seri olmasına rağmen, her bölümde farklı maceralar yaşanan bu seride, izlenecek ve eğlenecek zamanları bulabileceksiniz. Arada açıp rastgele 1 bölüm bile izleyip eğlenebilirsiniz. (Serinin şiddet, küfür ve cinsel espriler içerdiğini de uyarı olarak belirtelim)

41- The Simpsons (8,7)

Bu diziyi, gelecek kehanetleri yapıyor diye mutlaka duymuşsunuzdur 🙂 Doğru kehanetleri var mı bilmem ama, uzun yıllardır insanları fazlasıyla eğlendirdiği bir gerçek. Geneli sarı renkli insanlardan oluşan bu seride, Homer Simpson adında bir aile babası, ve hepsi birbirinden orijinal karakterler olan aile üyelerinin yaşadığı komik maceralar anlatılıyor. Her bölümde ayrı bir absürtlük bulabileceğiniz bu seri, başta garip gelse bile suratınızda bir gülüş bırakacağı kesin. Boş anınızda açıp birkaç bölüm izleyerek kesinlikle eğlenebilirsiniz.

42- Westworld (8,7)

Westworld, daha önce hiç eşini benzerini duymadığınız bir tema parkı aslında. Zenginlerin her türlü fantezilerini gerçekleştirmek için gittikleri bu Westworld aslında bir tarz kurgusal kasaba. Gerçek hayatta yapmak isteyip de yapamadıkları her türlü sapkınlığı burada yapmak isteyen zenginlerin odak noktası. Müşteri istediği hayatı seçip o hayata dahil oluyor ve içerisi tamamen insan görünümlü robotlarla dolu. Sırf zevkine cinayet, soygun dahil bir çok aktiviteyi gerçekleştirebiliyorlar.

Her şey tıkır tıkır işlerken bir gün Vahşi Batı bölümünde bir sıkıntı çıkar. Oradaki robotlar zamanla her şeyi sorgulamaya başlıyorlar ve gelen müşterileri öldürmeye başlar. Ve olaylar birbirinin ardına devam eder.

“İnsanlar olarak dünyada yalnız olmamızın bir sebebi var: Birinciliğimizi tehdit eden her şeyi katletmemiz.” —Robert Ford

43- House M.D. (8,7)

İsyankar ve ukala mizacı ve bastonuyla Doktor House, çözülmedik vaka bırakmıyor. İyi karakterleri ve sürükleyici dramasıyla House MD, özellikle tıp ve hastane ortamı ilgisini çekenler için güzel bir seçim.

44. Battlestar Galactica (8,7)

İnsanlar, daha sonra öğreneceğimiz nedenler yüzünden Dünya’dan ayrılmak zorunda kalmışlardır. Uzayın derinliklerinde 12 gezegenden oluşan bir galaksi bulmuşlar ve oraya yerleşirler. Her gezegen ayrı bir koloni haline gelir ve hepsi ayrı konularda aşırı gelişirler. Bir koloni “Saylon” adını verdikleri robotları geliştirip kendi işlerini yaptırmak için kullanırlar. Derken bir gün bu Saylonlar da insanlarla eşit haklara sahip olmak ister. Büyük savaşlar yaşanır ve en sonunda insanlar yenik düşer. Son çare olarak canlı kalabilen bir avuç insan olarak eskimiş, bir köşede müze olmayı bekleyen “Battlestar Galactica” yı kullanarak o galaksiden tamamen kaçmayı planlarlar. Ve bilinmeyene doğru bu uzun yolculukta gemideki yeni düzeni kurmak zorundadırlar.

45. The Crown (8,7)

II. Dünya Savaşının yarattığı yıkımdan sonra İngiltere büyük bir yıkım içerisindeyken bu oldukça zorlu dönemde tahta Kraliçe II. Elizabeth geçer. Kraliyet ailesindeki perde ardındaki olayların konu edildiği dizide gerçekleşen çoğu olay, aslında o dönemin dünyasına yön veriyor. Dizideki olaylar öyle profesyonel bir biçimde işlenmiş ki, bu tarz dizileri sevmeyenleri bile kendisine hayran bırakmış. Zaten ilk bir kaç bölümünü izlediğinizde siz de anlayacaksınız.

46. The Shield (8,7)

The Shield, diğer polisiye dizilerine göre oldukça farklı bir dizi. Farkı da şu, diğer dizilerde genelde polisler çok zekidir, mükemmel bir biçimde bütün olayları çözerler ve biz de hayranlıkla izleriz. En yaratıcı dizilerde bile polisler sadece bir motifken, bu dizide işler birazcık farklı. Bu dizide polislerin yaşadıklarını tüm yönleriyle görüyoruz. Kötü adamlarla yaptıkları kirli anlaşmalar, yaptıkları hatalar ve daha niceleri. Polislerin çeşitli siyaset olaylarıyla nasıl kadrolaştıklarını bile işlemişler. Başrolümüz daha ilk bölümde bir polis arkadaşını öldürüyor.

The Shield bize zırhın altındaki herkesin iyi olmadığını öğretmeyi hedef edinmiş. Farklı bir polisiye dizisi arayanlara hitap eden bu diziyi izleyeceklere şimdiden iyi seyirler.

47. The Haunting of the Hill House (8,7.)

5 çocuklu bir çift, ülkedeki farklı bölgelerde gezerek onarıma ihtiyaç duyan evleri geziyor. Yıllar sonra bir gün diyolar ki “Şu son evi de tamir edelim, ondan sonra artık bir eve yerleşelim bu göçebe hayattan da kurtulalım rahatımıza bakalım.” Tabii tahmin ettiğiniz gibi son ev normal bir ev değil. Çocuklar bu evde bazı doğaüstü olaylar yaşandığını söylüyor ama ebeveynleri çocuklara inanmıyor. Bir yerden sonra fark ediyorlar ama artık her şey için çok geç oluyor. Ve çözülmesi gereken bir çok olay yaşanıyor.

Tabii bu dizinin tek konusu bu değil. Dizi ayrıca bizi bu aile üyelerinin 20 yıl sonraki hallerini de gösteriyor. Yani bu yaşanan olayların kişilerin hayatlarını nasıl etkilediğini de görüyoruz. Ki The Haunting of the Hill House dizisini diğer yapımlardan ayıran sebeplerden birisi de bu bence. Sonuç olarak, Dram ve Gerilim türünde bir dizi arıyorsanız seçeneklerinizin arasına eklemeniz gereken dizilerden birisi bence.

48. This Is Us  (8,7)

Eğer sıcacık, içten bir aile dramı arıyorsanız This Is Us tam size göre. Dram türünde bir çok ödül kazanmış bu dizi, kimi zaman sizi ağlatıcak, kimi zaman iyi hissettirip tebessüm ettirecek. Dizimiz konusunu genellikle aile içindeki olaylardan – abi kardeş / çocuk ebeveyn ilişkisi gibi – alıyor. Aksiyondan, gereksiz gürültüden uzak, canınız sıkıldığında açıp izleyebileceğiniz ve sizi rahatlatacak bir dizi. Zaten izlerseniz de bunu çok iyi anlayacaksınız.

Dizide ilk bölümde 36. yaşgününü kutlayan bir grup insan görüyoruz. Bu insanlar, birbiriyle alakasız gibi gözükse de bir şekilde yolları kesişiyor. Dizinin yapımcısı ve yazarları Crazy, Stupid, Love ekibiyle aynı. Genel konusuyla hoşunuza gittiyse eğer, bu diziyi terapi niyetine izleyebilirsiniz 🙂

49. Downtown Abbey (8,7)

Birinci Dünya Savaşı eşiğindeki İngiltere’de geçen bu dizi, Downtown Malikanesindeki hayatını sürdüren Crawley Ailesi ve çalışanlarının hayatını anlatıyor. Her şey normal bir şekilde devam ederken, 15 Nisan 1912’de Titanik’in buzdağına çarpması ve aileden 2 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine her şey değişir. Çünkü o dönemlerde kadınların miras hakkı veya unvan hakkı bile yok. Şimdi asıl soru Downtown Malikanesi de dahil bu kadar mal varlığı kimin olucak ?

Eğer başarılı kurgulanmış bir dönem dizisi izlemek istiyorsanız Downtown Abbey tam size göre. Dizi Emmy, Altın Küre, BAFTA, PGA gibi bir çok yerden ödül kazanmış. Hatta bunun üstüne Guinness Rekorlar Kitabına “dünyanın eleştirmenlerce en çok beğenilen televizyon şovu” olarak girmiş.

50. Dexter (8,6)

Başrolümüz Dexter Morgan, dışarıdan bakıldığında Miami Polis Departmanında çalışan masum bir kan sıçrama analistidir. Ama aslında çok zeki bir psikopattır. Ve küçüklüğünden beri canlıları öldürme dürtüsü bulunan Dexter, aslında çok profesyonel bir seri katildir. Küçüklüğünde onu evlatlık alan babası bunu fark etmiş ve insanları öldürmesini engelleyemeyeceğini görünce Dexter’a bazı kurallar koymuştur. Bu kurallar: “Sadece masum insanlar öldürülecek.” , “Bu insanlar kesinlikle ölmeyi hak edecek.” ve “Dexter her şeyi o kadar titizlilikle yerine getirecek ki asla yakalanmayacak.”

Suç, Dram ve Gizem konulu Dexter polisiye sevenler için asla kaçırılmaması gereken bir dizi.

51. Mad Men (8,6)

Mad Men, 1960’lı yıllarda New York’ta bir reklam şirketinde geçiyor. Reklamcılık sektöründeki gelişen olayları eşsiz bir kurguyla anlatan dizi, o yıllardan günümüze yaşanan değişimlere de ayna tutuyor. O zamanlardaki Amerikalıların genel hayat bakış açısını da bize tüm gerçekçiliğiyle anlatıyor.

Emmy ve Altın Küre dahil bir çok ödül kazanan dizi gerçekçi bir Dram yapımı izlemek isteyenler için doğru bir seçim olacaktır.

52. Daredevil (8,6)

Daredevil, küçük yaşta bir kaza sonucu kör kalan ana karakterimizin zamanla diğer duyularını sıradan bir insandan daha iyi kullanabilmeyi öğrenmesini ve bunu kendi çapında şehrindeki suçlularla savaşmak için bir avantaja çevirmesini işleyen bir Marvel dizisi. Gündüzleri avukatlık yapıp suçluları adalete teslim etmeye çalışan Matt Murdock, geceleri ise sokaklarda kendi adaletini sağlamak adına kahramanlık yapıyor. Etkileyici dövüş sahneleri ve alışılmış Marvel hikaylerinden farklı olarak daha karanlık yapısıyla Daredevil aksiyon severler için mutlaka izlenmesi gereken diziler arasında yerini alıyor.

Diğer dizi önerilerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumunu Bırak

%d blogcu bunu beğendi: